19 Mayıs için aylarca süren çalışmalar kalktı

19 Mayıs olayında, sistem değişti de, çile sona erdi nihayet.

Bıkmıştık artık bu eziyetten.

Yıllardan beri süregelen 19 Mayıs Kutlamalarının şehir stadında il veya ilçe protokolünün önünde, Lise öğrencilerinin aylarca ders yapmadan hazırlanmış kareografilerinin sergilenmesi şeklindeki tören tarzı artık kaldırıldı.

Çağdaş ve laik toplum imajı verebilmek, aynı zamanda da cinsel ögeleri ön plana sürmek hatta istismar amaçlı olarak, kız çocuklarını adeta çırılçıplak bırakan sözüm ona "tören kıyafetleri" içerisinde kız-erkek karışık olarak lise öğrencilerine dayatılan çile nihayet sona erdi.

Komünizmin yıkılmasından 23 yıl sonra ancak bu eziyetten öğrencilerimiz kurtulabildi.

Her türlü tehdit ve şantaj kullanılarak, öğrencilerin arasında gönüllü birisini bulmanın neredeyse imkansız olduğu ortamda, öğrencilerin çoğu olağanüstü baskılarla bu tören çalışmalarına katılmak zorunda bırakılıyordu.

Notla tehdit işin başlangıcı olurken, kalabalık içinde sınırsız hakaretler, öğretmenlerin önünde küçük düşürme, ailesini aşağılama, gözdağı verme, yıldırma ve her türlü psikolojik baskı uygulanıyordu.

Bu törenlere katılmamak gibi bir şans kimseye tanınmıyordu.

Beden Eğitimi öğretmenleri adeta canavar kesilerek, İstihbarat Örgütlerinin Psikolojik Harekat Merkezi şefi gibi davranıyorlardı.

Tabii ki olay, yalnızca Beden öğretmeni ile sınırlı kalmıyordu.

Korkutma ve Yıldırma Harekâtı, Beden öğretmeninin dışında, Müdür ve Müdür Yardımcıları maarifetiyle de devam ettiriliyordu.

Bu harekata gönüllü olarak katılarak öğrenciyi değişik boyutlarıyla tehdit eden bazı branş öğretmenleri de İdarenin işini kolaylaştırdığı için, gerekli taltifi hakediyorlardı!

Törenlere ve aylarca süren tören hazırlıklarına katılmak istemeyen veya mazeret belirten öğrenci, hiç karşılaşmadığı kadar sert tavırlarla karşılaşıyordu.

Beden Eğitimi öğretmeni, karnesine sıfır vereceğini söylüyordu.

Öğrenci, yine de katılmak istemezse, bu defa sınıf öğretmeni ve derslerine giren farklı branşların bazı öğretmenleri de kendi derslerinden zayıf vereceklerini söylüyorlardı.

Sanki böylesine bir hakları varmış gibi!

Üstelik Bedenciler katılmayanlara kesinlikle sıfır verirken, diğer öğretmenlerden bir kısmı da karne notlarını gerçekten kırıyorlardı.

Bu eziyetin bir başka boyutu da, gönülsüz olsa bile her öğrenciden "tören kıyafeti ve ayakkabısı" için zorla yüksek miktarlarda para toplanmasıydı.

Üstelik bu kıyafetlerde, hiçbir kalite standardı gözetilmezken, diğer bir dikkat çekici husus da, kıyafetlerin imalatı işinin önüne gelen herhangi bir spor mağazasına ya da okullarla alışveriş gediklisi olmuş bazı esnaflara verilmesiydi.

İşin şeffaflıktan uzak olması, maliyet noktasında hiçbir fizibilite yapılmaması, ihale açılmadan ve detaylı bir fiyat açıklaması olmaksızın kapalı yöntemlerle yapılması, bu alışverişten kime ne kaldığını hep düşündürmüştür.

Asıl ve en önemli problem ise, Türkiye'nin neresine giderseniz gidin, bu tören kıyafetlerinin ahlak dışı olmasına özen gösterilmesiydi.

Kız çocukları , için tasarlanan etekler bacaklarının neredeyse tamamını açık bırakacak şekilde, diğer kıyafetler de dekolte olarak dikilmekteydi.

İşin en önemli tarafı da bu olmaktaydı. Ve kızlara bu kıyafetlerle eğilerek, zıplayarak, yatarak ve daha nice envâi çeşit absürt hareketlerle tören çalışması yaptırılıyordu.

En geç 10-11 yaşlarında ergenlik dönemine giren kız çocukları, yaşları daha da ilerlemiş 15'lere yada daha büyük yaşlara ulaşmış olmalarına rağmen, tören çalışması bahanesi ile çırılçıplak kıyafetlere mecbur ediliyor ve böylece utanma duygularını tamamen kaybetmelerine yardımcı olunuyordu.

Ahlaksızlığı, çocukların hayatının bir parçası haline getiriyorlardı.

Tabi çok önemli bir ayrıntıyı da unutmamak lazım.

Bütün bu uygulamalar, kız-erkek karışık bir şekilde icra ediliyordu.

Kızlarla erkekler toplu dans enstantanelerini sergilerken birbirlerini gözlüyor, hatta bazı figürleri birlikte oluşturuyorlardı.

Çılgın müzik eşliğinde yapılan dansları izlemeye çok sayıda uçkurdüşkünü gelerek, provaları olsun töreni olsun adeta dansöz seyredercesine, keyifle ve ahlaksızca seyrederek nefsi duygularını tatmine çalışıyordu.

Tabii ki çırılçıplak kıyafetli kızları seyreden erkek öğrenciler de, ahlaksızlığa ve namus yoksunluğuna giden yolun hevesli yolcularına dönüşüyordu.

Elbette bu ahlaksızlık memlekette sadece tören çalışmalarında meydana gelen bir olay değildir.

Ancak, aylarca süren bu tören çalışmalarının en önemli rezilliklerden birisi olmasında; her öğrencinin istisnasız katılma mecburiyeti, en büyük faktördür.

Çünkü, bu mecburiyyet yüzünden ahlâkını korumak niyetinde olan çocuklarımızında zorla ar perdesi yırtılmış oluyordu.

Bütün bu kepazeliklerin böyle süregelmesinden çok memnun bir takım öğretmenler de, islami olan her şeyden uzklaştırmayı hedeflemekteydiler.

Neyse ki, en nihayetinde kalktı da,memleket birazcık olsun, rahatladı.

Allah bir daha böyle bir uygulamayı milletimize göstermesin inşallah.

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

Anket

Milli Eğitim Bakanlığının Uyguladığı TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) Sistemi, Sizce Uygulanmalı mı?: